9 Ağustos 2018 Perşembe

Kardeşler, Hayatımızın En Uzun İlişkisi (Yorum) - Susann Sitzler


KÜNYE

Kitabın Adı: Kardeşler, Hayatımızın En Uzun İlişkisi
Kitabın Türü: Psikoloji
Yazarı: Susann Sitzler
Yayınevi: İletişim Yayınları
Sayfa Sayısı: 303
Baskı Yılı: 2017

TANITIM BÜLTENİ
Kardeşlik, hayatımızın en uzun ilişkisidir. Yetişkin hayatımızın belli bir aşamasında, anne babalarımız yaşlanıp ölürler ama kardeşlerimiz, olağan durumda, ömrümüzün büyük kısmında hayatımızda olmaya devam ederler. Ne var ki, her zaman kolay bir ilişki değildir bu. Kardeşlerin varlığı bir fırsat olarak da görülebilir, bir yükümlülüğe de dönüşebilir. Peki kardeş kimdir ve hayatımızdaki anlamı nedir?
Son otuz yıldır bilimsel bir disiplin olarak ortaya çıkan kardeşlik araştırmaları, kardeşlerin kişinin gelişiminde en az anne babalar kadar önemli bir yere sahip olduğu görüşünde.
Çünkü kardeşlerimiz, eşit pozisyonda ilk sosyal deneyimlerimizi yaşadığımız kişilerdir. Onlarla kıskançlık, sevgi, öfke, güven, sevinç, coşku ve korku gibi duyguları ilk kez ve en yoğun şekilde yaşarız. O halde, bu son derece karmaşık ve çelişkili duygulara açık ilişki nasıl bir özellik taşır? Kardeşlerimiz yetişkinlik hayatımızın hangi alanlarına, nasıl etki ederler? Karşılıklı destek ve dayanışma, rekabet ve kıskançlıktan daha mı zordur? Kardeşlerin aynı ya da farklı cinsiyetten olması aralarındaki ilişkiyi nasıl etkiler? Yaş farkı önemli midir? Kardeşler arasında yaşanan sorunlarda ebeveynlerin payı nedir?
Kardeşlerle iyi ve yapıcı ilişkiler sürmek için ne yapılmalıdır? Gazeteci Susann Sitzler, Kardeşler’de bir öz, iki üvey ve üç yarı kardeşten oluşan kalabalık ailesinden yola çıkarak, duygu dolu ama eğlenceli bir tonla kendi hikâyesini anlatıyor. Öte yandan titiz bir çalışma sonucunda psikoloji, sosyoloji, tarih, etnoloji gibi farklı disiplinlerden faydalanarak derlediği veriler ışığında kardeşlik konusunda kapsamlı bir çerçeve çiziyor. Yazar, kardeşlerimizi her zaman sevmek zorunda olmadığımızı ama onlarla ilişkimizin hayatımıza nasıl bir zenginlik katma potansiyeli taşıdığını gösteriyor.

KİTABIN YORUMU
#kitapyorumu #okudumbitti
Sevgili arkadaşlar Susann Siztler bir doktor değil ama araştırmacı yazar kimliğiyle kardeşlik olgusunu geçmişten günümüze kadar irdeleyip karma ailesindeki yaşadığı tecrübesi ve çevresindeki insanların hayat hikâyeleriyle detaylı bir şekilde incelemiş. Peki, kitapta neler var?
Yazar kardeşlik kavramını psikoloji dünyasında en az irdeleyenin Sigmund Freud en çok ise Alfred Adler olduğundan bahsetmiş. Adler’ın kuramı bir ailedeki kardeşlerin doğum sırasıyla alakalı. İlk, ikinci, üçüncü veya dördüncü çocuk olmanın getirdiği koşulların birinden tamamen farklı. Anne baba çocukları aynı şekilde yetiştirse de bu konumsal farktan kaynaklanan pek çok psikolojik detay var. İşte yazar bu hususa değinmiş ve büyüdüğü aile ortamın bahsetmiş. Ablası ergen kendisi küçük bir çocukken anne babası boşanmış. Birkaç yıl sonra annesi iki oğlu olan bir adamla evlenmiş. Bu iki oğlan ile aynı evde büyümenin zorluğundan ve kan bağları olmadığı halde kardeşlik duygusuna değinmiş. Ayrıca öz babası da tekrar evlenmiş. Bu evlilikten de üç küçük kardeşi var. Tek öz kardeşi, ablasıyla olan ilişkisiyse daha da başka. Bu kadar büyük ama karmaşık bir ailede büyümüş olmanın getirdiği zorlukları kardeş kavramı üzerinden izah etmiş olması da takdire şayan. İsviçre’de yaşayan yazar Almanya’da yapılan birçok psikolojik araştırmayı kitabına eklemiş. Bu araştırmalar içerisinde Türklerin arasındaki aile, kardeşlik ve kankalık olgularını da aktarmış. Sonraki bölümlerde günümüzde dâhil olmak üzere birçok aile yapısından ve bu yapıların toplumu taşıdığı noktayı özetlemiş. Yazarın tecrübeleri katarak açıkladığı bölümler çok hoşuma gitti. Zaten İletişim Yayınları psikoloji serisini okuyup takip eden biri olarak bu eseri mutlaka okumanızı tavsiye ederim. 

0 yorum:

Yorum Gönder