12 Temmuz 2018 Perşembe

Rotasız Seyyah, Yol Hikâyeleri 1. Kitap (Yorum) - Mehmet Genç


KÜNYE

Kitabın Adı: Rotasız Seyyah, Yol Hikâyeleri 1
Kitabın Türü: Gezi
Yazarı: Mehmet Genç
Yayınevi: Ephesus Yayınları
Sayfa Sayısı: 343
Baskı Yılı: 2017

TANITIM BÜLTENİ
Dünyayı köşe bucak gezen, maceralarını internette yüz binlerin takip ettiği ve kısa zamanda bir internet fenomenine dönüşen Rotasız Seyyah Mehmet Genç, birbirinden ilginç, hüzünlü, komik ve yer yer gerilimli anılarını şimdi bir kitapta topluyor. 
Son altı yıldır dünyayı gezmeye çalışıyorum. Eğer dokuz canım varsa, muhtemelen yollarda gelenler yüzünden birkaçını kaybettim. Ama gidilmeyen yerlere gitme ve gittiğim yerlerde yaşayan insanların fotoğraflarını çekme arzum hiç tükenmedi. Bu süre içinde yaşadığım iyi kötü olaylardan hep bir sebep sonuç ilişkisi çıkarttım. Hostellerde karşılaştığım, evlerine misafir olduğum, beraber gezdiğim yahut yolda tanıştığım insanlardan, elimden geldiğince bir şeyler öğrenmeye çabaladım. Rotasız seyahatlerim sırasında karşılaştığım, 1992 yılında her şeyini bırakıp Honduras'ın ufacık bir adasına yerleşen Alman gezgin Reiner'dan da hayata dair çok şey öğrendim. Cep telefonu, bilgisayarı ve televizyonu olmayan, interneti ise hiç kullanmayan Reiner'ın şu sözünü zihnime kazımdım: 
"Parayla sağlığı, arkadaşlığı, gerçek bir gülüşü, mutluluğu ve iyi bir uykuyu satın alamazsın…" 

KİTABIN YORUMU
#kitapyorumu #okudumbitti
Sevgili arkadaşlar kitabı büyük bir keyifle okudum. Rotasız Seyyahın hangi anısına değinsem bilemiyorum çünkü hepsi birbirinden farklı ve anlamlı. Kitabın içindeki resimler ve yaşanmış hikâyeler belirli bir sırayı ve tarihi takip etmiyor. Bu mana da gezi kitabı diyemeyiz. Bana sorarsanız belirli tarihler verilseydi yazarın duygu dünyasına vakıf olabilirdik. Değişik ülkeleri ve kültürleri görmek açısından seyahat eşsiz bir deneyim. Ama sırf ailemize ya da dünyaya yani tüketim sistemine isyan için “Aldım çantamı sırtıma, dünyayı geziyorum, hiçbir şeyi dert emiyorum” mantığı yanlış. Çünkü insanız ve insanların yaşadığı mekânları gezdiğimizden her yerde bir sistem, bir ideoloji var. Yani bunlardan tamamen kurtulma şansımız yok. Bunu yazarın anılarıdan da görebiliyoruz. Meksika’ya yaptığı bir ziyaret sonrasında sınırdan geçmek için otobüse biner ve tabiri caizse eşkıyalar saldırır ve yazar ailesine kavuşabilmek, bir an önce oradan kurtulmak adına Allah’a dua eder. Yani eninde sonunda dönüşümüz kaçtığımız yere oluyor. Peki, bunun haricinde güzel şeyler yok mu, elbette var. Bağışçıların sayesinde yarı yatalak Zulma’ya yardım etmesi, bir kabile şefine Türkçeyi öğretmesi, yeni insanlarla, hayatlarla tanışması çok güzel. Ve edindiği tecrübeler altın değerinde. Okumak isteyenlere ısrarla tavsiye ederim. Okudukça bir Türk seyyahının farkını görecek ve bayılacaksınız.
“Kişi nereye giderse gitsin, kendisini de beraberinde getirdiği için mutluluğu aslında kendine bağlı.”

0 yorum:

Yorum Gönder