4 Haziran 2018 Pazartesi

Kendine İyi Bak (Yorum) - Dr. Kemal Sayar


KÜNYE

Kitabın Adı: Kendine İyi Bak
Kitabın Türü: Psikoloji/Deneme
Yazarı: Dr. Kemal Sayar
Yayınevi: Kapı Yayınları
Sayfa Sayısı: 264
Baskı Yılı: 2017

TANITIM BÜLTENİ
Bir kırılma, bir endişe çağında yaşıyoruz. Yurtsuzluğun maddi ve manevi bütün izlerini üzerimizde taşıyoruz. Sığınacak bir liman, ruhumuzu sükûna erdirecek bir ev arayışındayız. Kendine İyi Bak, âlemin çekirdeği olarak insanın imkânlarını, yitirdiğimiz “vatan” kavramını, oradan göç ve mültecileri, çağımızın algılar üzerinde yarattığı değişimi ele alıyor; ruhun yersiz yurtsuzluğunu anlatıyor. Affedebilmenin hangi durumlarda mümkün olduğunu soruyor. İçinde bulunduğumuz ortamın sürekli ürettiği “zalim”lerden ve “mazlum”lardan hareketle öfke ahlakına değiniyor. Aralarda çuvaldızı tıp dünyasına da batıran kitap, “ayna'yı hem içeriye hem dışarıya tutuyor: Çünkü insan, evrenin özü!
“Zatına hoşça bakabilmek evrene de hoşça bakabilmek demektir. Bir mikrokozmos olarak insan, kendi içsel bütünlüğünü sağlayabildiği ölçüde âlemle uyumlu olmayı başarır. O halde uyanık olalım. Huş der dem. Aldığımız her nefesin farkında olarak temaşa edelim evreni. Nefes ayıklığı... İki nefes arasında, doğum ve ölüm arasında hep “an”da ve “huzur’’da olmak: Tam bir bilinç ve bütünlük hali.”

KİTABIN YORUMU
#kitapyorumu #okudumbitti
Sevgili arkadaşlar yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve çok beğendim. Deneme türlerini çok sevdiğim için fazla beğenmiş olabilirim. Ama doktorun kendi penceresinden yakaladıkları o kadar eşsiz ki, muhtemelen başka birinin yakalayabileceği enstantane değil. Eser 2017 yılında kaleme alındığından içinde güncel konularda var. Peki, yazar nelere değinmiş dersiniz? Hemen anlatayım; babalık davası bölümünde günümüz babalarıyla eski babaların farklarından ve bu farkın getirdiği eksi ve artılardan bahsetmiş. Yani daha çok feminenleşen bir babanın aslında çocuğu dış ortama hazırlaması gerekirken bunu yapamaması çocuğun toplum normlarını öğrenmede ve kabullenme de zorlanmasına sebep oluyor. Globafobi bölümünde ise; teknolojinin bizi yönettiği bir geleceğin korku çağı olmasını ve böyle bir geleceği karşı “ne yapmalıyızın” sorusunu cevaplamış. Esere ismi veren “Kendine İyi Bak” bölümünde yazar dinlediği bir radyo programında konuşurken karşısındakine “Kendine iyi bak” diye seslenen bir genç kızın ruhi dünyasından söz etmiş. Benim en beğendiğim kısımlar bir hekim olarak tıp, psikiyatri ve psikoloji dünyasını değerlendirdiği kısımlar oldu. “Tıbbın Izdırabı, Izdırabın Tıbbı, Ruh Sağlığı ve Kültür, Sağlık Hakkı” makalelerinde doktorların hastalarına acı çeken bir insan gözüyle yani empatiyle değil de, markete gelen bir müşteri gibi davrandığına değinmiş. Tüketim toplumunda hastalıklar, hastalar da farkında olmadan kurban ediliyor, tamamen bir robota dönüşüyor ki, hem ben hem sizde hastanelere gittiyseniz bu donukluk, boşluk ve hissizliğin etkisini deyimlemişsinizdir. Ayrıca yazar eğitim amaçlı gittiği ülkeleri, insanlarını ve kendi ülkesini de nesnel bir gözle değerlendirmiş. Özellikle de Kırım’da görüp ruhi boyutta değerlendiklerini mutlaka okumalısınız. Uzun lafın kısası kitap harika konularla sizleri bekliyor. 

0 yorum:

Yorum Gönder