27 Şubat 2018 Salı

Mimoza Sürgünü (Yorum) - Nazan Bekiroğlu


KÜNYE

Kitabın Adı: Mimoza Sürgünü
Kitabın Türü: Deneme
Yazarı: Prof. Dr. Nazan Bekiroğlu
Yayınevi: Timaş Yayınları
Sayfa Sayısı: 278
Baskı Yılı: 2013

TANITIM BÜLTENİ
Tamam, estetize ediyorum, idealleştiriyorum biliyorum. Düpedüz yazıyorum. Romantik olduğum da bir yafta gibi boynuma asılı. Ama ben gördüğümü söylüyorum. Neticede şu yazdıklarımda ben hem mecazlı hem de gerçekçiyim. Yani düpedüz kinayeliyim. Eğer öyle değilse ya ben hayal görmüşümdür ya bana hülya anlatmışlardı. 
Nazan Bekiroğlu'ndan yıllarca okunacak bir deneme kitabı Mimoza Sürgünü. Bir mimoza ağacının altında insanın içine ve dışına doğru bir yolculuk bu. Kördüğümleri çözmekte üstüne olmayan ama basit bir fiyongun ucunu çekemeyen, yüce dağları aşıp da tatlı bir yamaç yolunda sendeleyen bir kalbin gücünün ve kırılganlığının iç dökümü. Aşkın ve metafiziğin, yıllarca biriktirilen hatıraların, yaratılmış her şeyle kurulan incelikli ilişkilerin izleriyle dilin büyüsünün iç içe geçtiği denemeler Mimoza Sürgünü'nde. 

KİTABIN YORUMU
#kitapyorumu #okudumbitti
Sevgili arkadaşlar aslında elimde yazarın iki kitabı daha var. Ben kendisini daha yakından tanıyabilmek için denemesini okumaya verdim. Okuduktan sonra gerçekten de çok doğru bir karar olduğunu gördüm. Çünkü öyle, samimi ve sıcaktı ki, bir kenara bırakıp işime dönmem zor oldu. Ara ara gidip gelip okudum. Eğer yazılan makalelere bir tarih eklenseydi, kesinlikle bir günlük olabilirdi. Birde tarih eklemediği için değindiği konun yaşanmış hangi olayla ilgili olduğunu çözmek zordu. Peki, yazarlar makalelerinde nelerden bahsediyor? Çocukluğundan, çocukluğunun geçtiği ortamlara olan özleminden, lisedeki en yakın dostuyla olan ilişkisinden, aşkın hallerinden, romanlarından, yazarlığından, lale devrinden, kızının mezuniyet gününden, Rusya gezisinden, Dostoyevski ve Lolstoy’un yaşadığı mekânları ziyaretinden, tarihe harika resimler bırakmış dört fotografçıdan, İran’a seyahatinden, Tebriz anılarından, Kudüs’e olan aşkından ve ziyaretinden, Karadeniz’in geçmişinden ve havasından, Bursa’daki imza günü hatırasından son olarak da insan ve hayvan haklarından çok güzel bir lisan ile anlatıyor. Okuduğum kitabı olmasına rağmen keyifle okudum. İnternetteki bazı paylaşımlardan yazarın anlatım dilinin ağır olduğundan söz edilmiş. Bence bunun sebebi; yazarın bile kendi içindeki yaşadıklarına anlam verememiş olması. Herhalde bir romanını okuyunca daha iyi yorumlarda bulunabileceğim. Şimdilik bu kadar! Okumak isteyenlere gözü kapalı tavsiye ederim. :)

0 yorum:

Yorum Gönder