30 Aralık 2017 Cumartesi

Kızıl Şebeke (Yorum) - Ayfer Kafkas


KÜNYE

Kitabın Adı: Kızıl Şebeke
Kitabın Türü: Polisiye/Osmanlı
Yazarı: Ayfer Kafkas
Yayınevi: Portakal Kitap
Sayfa Sayısı: 425
Baskı Yılı: 2016

TANITIM BÜLTENİ
1800'lü yıllarda bir Osmanlı sancağında iki cinayet... İkisi de aynı usulle işlenmiş... Kilitli odalar, kırılan kapılar ve beklenilmeyen bir son... Alınlarında bir not: "Sultanım çok yaşa!"
Sultan tarafından İstanbul'dan görevlendirilen Eşrefzade İdris Bey ise iz peşinde... Gizemli aile üyelerinden iş ortaklarına, evdeki hizmetliden mahalle esnafına kadar herkes şüpheliler listesinde... 
İdris Bey... Somut delilleri toplamakta usta olmasının yanı sıra akıl yürütme becerisi sayesinde pek çok kişinin göremediği detayları görmekte mahir... Geçmişte yaşadığı ve acı bir sonla biten gönül hikâyesi ise en büyük sırrı... 
Tam tüm taşlar yerine oturmuş ve cinayetlerin perde arkasındaki büyük sır çözülmüşken... Hiç de derin bir nefes almayın; macera asıl şimdi başlıyor! 
Kızıl Şebeke, bir Osmanlı polisiyesi... 

KİTABIN YORUMU
#okudumbitti #kitapyorumu
Sevgili arkadaşlar 2017'nin son kitabını da bitirmiş bulunmaktayım. Gelecek sene de inşallah daha çok kitap okurum. :)
Gelelim yoruma; öncelikle romanı okurken aklımdan geçeni söylemek istiyorum. Polisiye türünde ilk önce Sherlock Holmes'un 56 hikâyesini, daha sonra da Agatha Christie'nin üç kitabını okuyunca bu kitap bana oldukça basit geldi. Kilitli oda cinayetleri nedense hep aynı sonla bitiyor, fark edilmeyen bir geçit ya da kapı gibi. Romanın sonunda ters köşeler yok mu, elbette var. Örneğin ilk sayfalarda katilin kim olduğuna dair bir fikrim vardı ve tahminimde doğru çıktı. Birde romanın adı "Kızıl Şebeke" olduğundan daha girift, çetrefilli ve yeraltı dünyasını da kapsayan bir kurgu bekliyordum. Lakin bu hususta hayal kırıklığına uğradığımı söyleyebilirim, aslında bu açıdan basit geldi. Anlatımı dilini beğendim, çok sürükleyiciydi. 425 sayfayı bir çırpıda okuyabilirsiniz. Eserde İdris Bey'in yaşı yazmıyor, tahminim Hercule Poirot ile aynı yaşta, elli beş yaşlarında yani. Yine evli olmayan, sevdiği kadını işi yüzünden kaybetmiş bir dedektif.
Kısaca kurguya da değineyim; Hafiye İdris Bey Dersaadet mührüyle İstanbul dışındaki bir sancağa yaşanmış iki cinayet için gider. Olaylar o gelmeden iki hafta önce gerçekleşmiştir. Her ipucu oldukça muallak ve belirsizdir. İlk etapta ayak işlerini yaptırmak için Ali Cengiz adında minik bir çocuğu kendine yamak edinir. Aynı zamanda Karakolhane'den zabit Musa Bey'i kendine yardımcı edinir ve cinayetleri aydınlatma işine koyuluyor. Sancak oldukça küçük olduğu için pek çok kişi birbirini tanır. Bu hem bir avantaj hem de dezavantajdır. Peki, hafiye katili bulunabilecek midir? Cevabı; romanın sayfalarında… Osmanlı'nın topraklarında gezinip o havayı solumak isteyenlere tavsiye ederim.
Not: Yazarın okuduğum ilk kitabıydı, İdris Bey'in maceraları devam edecek mi bilmiyorum.

0 yorum:

Yorum Gönder