24 Kasım 2017 Cuma

Uçurtmayı Vurmasınlar (Yorum) - Feride Çiçekoğlu


KÜNYE

Kitabın Adı: Uçurtmayı Vurmasınlar
Kitabın Türü: Roman
Yazarı: Feride Çiçekoğlu
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 100
Baskı Yılı: 2000

TANITIM BÜLTENİ
1984 yılının bir Haziran öğle sonrası, demir kapı beni dışarı kapayıp Barış'ın çığlıkları içerde kaldığında, gün olup onun sesinin bunca çok insana ulaşacağı hiç aklıma gelmemişti. Barış'la ilgili anıları kâğıda dökmeyi düşünmediğimden değil, kâğıda dökülü sözün okuma alışkanlığı olan sınırlı kişiye bile çoğu kez iletilemediğini sezmemden. Beyaz perde Barış'ın mırıl mırıl sesini yükseltiverince Uçurtmayı Vurmasınlar için yeni bir basım şansı doğdu. Ak kâğıt üzerindeki kara yazılar herkese kendi düşlerini üretmenin ipucunu verdiklerinden midir nedir, resimlenmiş düşlerden daha renkli olabiliyorlar. Bir çocuğun gözlerinden duvarları kendi düşlerinde sorgulama olanağını daha fazla okura sunabilmek, filmin armağanı. Kitabın bu nedenle beyazperdeye gönül borcu var.

KİTABIN YORUMU
Biterken...
Sevgili arkadaşlar roman ince bir roman ama öyle güzel sorular ve cümleler var ki, okurken gözleriniz doluyor. Eserin filmi de varmış. Kitap beni çok hüzünlendirdiği için filmi izlemek istemedim. Belki daha sonra...
Anladığım kadarıyla 80'lerin kötü günlerinde annesi hapse girdiği için dört beş yaşlarındaki Barış da annesiyle hapis hayatı yaşamaya başlar. Ve hapishanede annesi gibi sevdiği İnci ablası vardır. Vadesi dolan İnci ablası bir gün hapishaneden ayrılır. İnci'nin peşinden gitmek isteyen Barış annesini bırakamadığı için istemeye istemeye hapishane de kalır. Ardından oradan geçen günleriyle alakalı güzel, anlamlı ve hüzünlü mektuplar gönderir İnci ablasına. İşte kitap tam olarak bu mektuplardan ibaret! Bir çocuğun ortama bakışı çok etkileyici! Örneğin; görüş gününe gelen babasıyla dışarı çıktığında hep gökyüzü inceliyor ve "İnci biliyor musun, dışarıdaki insanların gökyüzü daha güzel" diyor. Esere ismini veren hikâyeye gelelim; Barış bir gün avluda dolaşırken gökyüzünde bir uçurtma görür. Ve heyecanla onu seyre dalar. Ama bu sevinci kursağında kalır. Çünkü müdür uçurtmanın uçurulmamasını ister. Neden uçuran kişiyi bulamazlar. Bu duruma çok kızan müdür hortumlarla ıslatılması emreder. Takdiri ilahi rüzgâr tersten eser ve görevliler ıslanır. Bu tablo karşısında Barış kahkahalar atar. Herkesin gülmesine sinirlenen müdür bu sefer silahını çıkarır ve uçurtmaya nişan alır. Tabancayı gören Barış dayanamaz, ağlar. "Ne olur İnci! Uçurtmayı vurmasınlar" der. Bir çocuğun elinden gördüklerini almak nasıl bir caniliktir. Allah esirgesin.
Ben yazar, film ve kitap hakkında biraz araştırma yaptım. Hikâye tamamen gerçekmiş. Altı çocuk sahibi Ayşe adında bir kadının evinde bir dergi bulunması üzerine dokuz aylık oğluyla hapse atılır. Çocuk şuan otuz yaşlarında ve onun yapılan bir röportaj var. Orada öyle açıklamalar var ki, insan insanlığından utanıyor. "Anneme yan odada işkence ederler ki, avlu da bir asker abi bana simit almıştı. Simit verirken ağlıyordu. Tabi o zaman çocuktum. Niçin ağladığını bilmiyordum" diyor. Bir anneye bu yapılır mı Yarabbi! Ne desem kelimeler anlamsız kalıyor. Tüm kitapseverlere eseri tavsiye ederim. Barış’ın mektuplarını herkes okumalı.

0 yorum:

Yorum Gönder