17 Kasım 2017 Cuma

Beyaz Gemi (Yorum) - Cengiz Aytmatov


KÜNYE

Kitabın Adı: Beyaz Gemi
Kitabın Türü: Roman/Kırgız
Yazarı: Cengiz Aytmatov
Yayınevi: Ötüken Neşriyat
Sayfa Sayısı: 168
Baskı Yılı: 2016

TANITIM BÜLTENİ
Masalla gerçeği birleştiren bir eserdir. Geçmişi temsil eden dede ile geleceği temsil eden çocuk arasında dramatik bir ilişki kurarak insan duygu ve düşüncelerine kendine has yorumlar getirilir. Adı eserde hiç geçmeyen çocuğun saf ve temiz dünyasından, hayatın acı ve çıplak gerçeğine uzanan bir roman kurgusu meydana çıkarılır. Aytmatov’un, edebiyat âleminde geniş akisler uyandıran, uzun yıllar tartışılan, verilmek istenen mesajla yaratılan tiplerin büyük bir uyum sağladığı eserlerinden biridir.

KİTABIN YORUMU
Biterken...
Arkadaşlar keyifle okuduğum bir roman oldu. Ve yazarın her okuduğum eserinde Kırgız dilindeki küçük detayları öğrenmek en güzeliydi. Örneğin; babake, babacığım demek ya da bu romanda geçen "Ene" kelimesinin ana anlamına gelmesi gibi. Beyaz Gemi Aytmatov'un okuduğum dördüncü eseri, açıkçası diğer kitaplardan fark ettiğim kadarıyla yazarın pek çok karakteri devamlı ıstırap çeken ve acı sonları olan karakterlerdi. Doğal olarak bu hikâyeden de mutlu bir son beklemedim. Anne babasının terk ettiği bir erkek çocuğun gözünden ormancı, ailesi, hayat koşulları ve çaresizlikleri anlatılmaktadır.
Hikâyeye gelirsek; Kıvrak Mümin adında yaşlı bir amcamın kızının terk edip gittiği torununa bakmaktadır. Aynı zamanda ikinci evliliğini de geçimsiz bir kadınla yapmıştır. Sessiz sakin, yardımsever biri olan Mümin amca hem dırdırcı eşinden hem de ikinci kızının ormancı kocasından çok çekmektedir. Kızının ve damadının uzun yıllardır çocukları olmadığı, suçunda kızına atılması yüzünden alkolik damadına karşı kendini mahcup hissettiğinden sesini çıkartmamaktadır. Tüm bu olaylara yakından şahit olan küçük çocuk kendince mutlu olacak şeyler bulur. Terk edip giden babasının bir gemici olduğunu öğrendiğinden beri dedesinin eski dürbününü alıp Isık Göl'e gider ve geçecek olan beyaz gemiyi bekler. Aynı zamanda balık olup suda yaşamayı istemekte, beyaz gemiye ulaşıp babasıyla tanışmak istemektedir. Dedesinin anlattığı, ataları olarak gördüğü Boynuzlu Maral Ana hikâyesi de onu çok etkilemiştir. Bu sefer dürbünüyle onu aramaya kalkar. Ve günün birinde görür de ama geyiğin peşindeki yalnızca kendisi değildir. Gaddar enişte Orozkul'da geyiğin peşindedir. Tek derdi geyiği yakalamak ve yemektir.
Peki, geyiği yakalayacak mıdır, çocuk babasına kavuşabilecek midir, dedesinin çektiği eziyeti bitecek midir? İşte tüm soruların cevabı eserin son kısmında. Belki okuyan olur diye devamını anlatmak istemiyorum. Hikâyeden sonra Beyaz Gemi'nin yayınlandığı dönemde yazar yöneltilen eleştiriler de kitaba eklenmiş. Hayata pesimist bir gözle bakmasından tutunda çocuğun çaresizliğine üzülen de olmuş. Aslında bende Aytmatov'un hikâyelerinde kötümser bir taraf olduğunu düşünüyorum. Kim bilir belki böyle bir hayat yaşadığı için böyle kurgulamıştır. Yine o bozkırları, o harika doğayı betimlediği kısımlar öyle güzel ki, resmen sizi alıp o diyarlara götürüyor. Hele de umut dolu çocuğun dünyasını anlatışı ise bambaşka. Elinde olanlara ya da okumak isteyenlere ısrarla tavsiye ederim. 

0 yorum:

Yorum Gönder