12 Eylül 2017 Salı

Esrarlı Ada 2.Cilt - Jules Verne


KÜNYE

Kitabın Adı: Esrarlı Ada 2. Cilt
Kitabın Türü: Macera/Roman
Yazarı: Jules Verne
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 520
Baskı Yılı: 2015

TANITIM BÜLTENİ
Talihin kendilerini sürüklediği ıssız adayı küçük bir cennet haline getiren beş dost, bu küçük kara parçasında ülkelerinden ve türdeşlerinden uzak olmanın hüznüyle yaşamlarına devam etmektedirler. Zekâları, becerileri ve cesaretleri bir yandan hayatlarını kolaylaştırmakta, diğer yandan da kaderlerine boyun eğmeyecek kadar özgürlüklerine düşkün bu beş adamı, uçsuz bucaksız denizlerde keşif gezilerine çıkmaya zorlamaktadır. Ancak, bir şişenin içinde adalarının kıyısına vuran pusula tüm planlarını altüst eder.
Ada sakinleri bu gizemin peşine takılıp yeni ve bilinmedik maceralara atılmışlardır bile. Gittikleri yeni adacıkta onları neler beklemektedir? Karşılaştıkları esrarlı olayların açıklaması nedir? Issız denizin ortasında zannettikleri kadar yalnız mıdırlar? Yoksa bu ıssız adanın beklenmedik konukları vardır?

KİTABIN YORUMU
Biterken...
Arkadaşlar Esrarlı Ada'nın ikinci cildini büyük bir keyif ve hüzünle bitirdim. Birinci kitabın yorumunda söylediğim gibi öyle günümüzde bir adaya düşünce herkesin birbirini öldürdüğü bir kurgusu yok. Üstüne üstlük adaya düşen beş arkadaşın birbirleriyle bir dayanışması var ki, okurken "bir adaya düşsem böyle fedakâr insanlarla olmak isterdim" diyorsunuz. Zaten bu felsefe maceranın sonuna kadar devam ediyor.
İkinci kitapta, beş arkadaşın neler yaşadığına gelirsek; adada neredeyse bir buçuk yıl kalıyor. Birinci kitap adadaki beş arkadaşa bir şeylerin saldırmasıyla bitiyordu. İkinci kitapta saldıranların bir grup maymun topluluğu olduğunu görüyoruz. Hepsinden bir şekilde kurtuluyorlar. Sadece bir tanesi yanlarında kalıp aynı insanlar gibi hareket edince onu dost ediniyor ve "Jüpiter" ismi veriyorlar. Sonrasında beş arkadaş bir kayık inşa edip karşılarındaki ufacık bir adaya gidiyorlar. Çünkü bir camın içinde kendilerine yardım pusulası ulaşıyor. Tam kazazedeyi bulduklarını düşünürken insanlıktan çıkmış bir âdemoğluyla karşılaşıyor ve onu alıp kendi adalarına getiriyorlar. Konuşmayı bile unutmuş bu adam bir suçludur. On yıldır kendini unutmuş bir halde karşı adada tek başına yaşamaktadır. Tabi bu bilgileri adamın zihni yerine gelince öğreniyoruz. Onca zaman yalnız kaldığı için bizim beş arkadaşı kendine dost edinir, onlara kötülük etmez. Ama adada onlardan başka biri daha vardır. Ve her başları derde girdiğine onlara yardım etmektedir. Peki, bu kişi kimdir? Cevabı romanın sonunda! Söylemeyeyim. ;) Kurguya devam edeyim. Bulunan suçludan sonra adalarına bir korsan gemisi saldırıyor. Aralarında vurulan da oluyor.
Heyecanı doruklarda tutan bir kurgusu var arkadaşlar. Okumayan varsa ısrarla tavsiye ederim. Ayrıca benim düşündüğüm bir sorunun yanıtını da Jules Verne vermiş aslında. “Lost” veya “Walking Dead” senaryolarından neden aklı başında karakterler olmaz? Neden bir bilim insanın gözü yoktur kurgularda? Çünkü günümüzde insanlara aşılanmak istenen şey korku kültürü! Bir kere korkuya kapılınca kimseye yardım etmiyor ve birlik olmuyorsun. İnsanlığı görmezden geliyorsun. Fakat Jules Verne böyle bir senaryo yazmamış, o tamamen insanlığın var olduğu bir ada inşa etmiş. Onun mantığından ders almalı ve güzel düşünceleri etrafımıza yaymalıyız. 

0 yorum:

Yorum Gönder