9 Eylül 2017 Cumartesi

Esrarlı Ada 1. Cilt (Yorum) - Jules Verne


KÜNYE

Kitabın Adı: Esrarlı Ada 1. Cilt
Kitabın Türü: Macera/Roman
Yazarı: Jules Verne
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 551
Baskı Yılı: 2015

TANITIM BÜLTENİ
Cyrus Smith, Gédéon Spilett, Nab, Pencroff ve Harbert Brown , General Ulysse Grant'ın birlikleri tarafından kuşatılmış olan Richmond'da esir düşmüşlerdir. Bu korkunç iç savaşta esir olarak kalmayı içlerine sindiremeyen bu beş cesur adam, Jonathan Forster'ın, kuşatma birliklerini havadan aşarak ayrılıkçıların kampına ulaşabilmek için kullanmayı düşündüğü balonla hapsoldukları şehirden kaçarlar. Ortalığı cehenneme çeviren kasırga onları Richmond'ın yedi bin mil ötesindeki, ıssız bir adaya sürükler. Kaçışa beş adam ve bir köpekle başlayan tutsaklar, adaya sadece dört kişi olarak inebilmişlerdir.
Silahsız, yiyeceksiz, giyeceksiz ve barınaksız durumda, ıssız bir adaya düşen tutsakların sahip olduğu tek şey birbirlerine olan güvenleri ve dayanışmadır.
Esrarlı Ada'nın ilk cildinde Jules Verne, en zor şartlarda bile bir ümidin daima varolduğunu sürükleyici bir kurgu içinde anlatıyor.


KİTABIN YORUMU
Biterken...
Arkadaşlar kitaba başlamadan içinde biraz gerilim olur diye düşünüyordum. Malum esrarlı bir adaya düşünüyorsunuz ama tahmin ettiğim gibi çıkmadı. Gerçi Jules Verne bir bilim adamının bakış açısına sahip olduğundan betimlemeleri de oldukça bilimseldi. İlk önce kurgusundan bahsetmek istiyorum. Kaptan Grant'ın birlikleri tarafından Richmonda'da esir düşen beş kişi esir hayatı yaşamaya dayanamayınca kaçmaya karar verirler. Jonathan Forster'ın kullanmayı düşündüğü balonu havalandırarak Richmond'dan kaçarlar. Ortalığı cehenneme çeviren bir kasırga yüzünden adı bilmedikleri bir adaya düşerler. Beş kişi olmalarına rağmen adaya dört kişi inmişlerdir. İçlerinden çok değer verdikleri bir bilim adamı olan Cyrus Smith kayıptır. Gel zaman git zaman adada kalan dört kişi hayatta kalmanın tek yolunun birbirine destek olmak olduğunu çok geçmeden anlarlar ve aralarında sağlam bir dostluk başlar. Yemek ve barınmak için çabalarlarken bir yandan akılları da kaybolan arkadaşlarındadır. Ama umutlarını hiç kaybetmeden hayatta kalmaya devam ederler. Günün birinde Smith'in köpeğinin havlamasını duyarlar. Artık onun bulduklarından emindirler. Peki, hayatta mıdır? Adadan nasıl kurtulacak? Acaba adada onlardan başka birleri yaşıyor mudur? İşte bu soruların yanıtlarını vermeden yorumuma geçiyorum. Çünkü okumak isteyenlerin heveslerini kaçırmayayım.
Öncelikle günümüz dizilerindeki gibi ıssız bir adaya düştüklerinde insanların birbirlerini yemediğini, aksine birbirlerine destek olduklarını okumak hoşuma gitti. Ne de olsa insanlıktan çıkacak bir durum yok, birbirimize destek olursak. Bu ayrıntının haricinde Jules Verne'nin oldukça iyimser bir yazar olduğuna kanaat getirdim. Hümanist diyebiliriz. Çünkü adaya düşen bu beş esirin ne hikmetse birden fazla yeteneği var. İçlerinde bir denizci, bir bitki bilimci, bir mühendis, bir gazeteci, bir de hizmetçi var ki, böyle bir ekip yüksek ihtimalle hayatta kalır. Hele de işin içinde zekâ ve bilim varsa. Örneğin; fok balığının derisinden kıyafet, demir ve pek çok kimyayı üretmelerine bakılırsa. Ya da mağaradan ev yapmak, tahtalardan kayık yapmak, kimyasallardan köprü yapmak gibi. Bilgi dolu bir kitap arkadaşlar. Son olarak mühendis Smith'in ağzından küresel ısınmayı dinliyoruz. Jules Verne'in harika fikirleri var, okumak isteyenlere ısrarla tavsiye ederim. 

0 yorum:

Yorum Gönder