25 Ağustos 2017 Cuma

Mühür (Yorum) - Ali Aziz Efendi


KÜNYE

Kitabın Adı: Mühür
Kitabın Türü: Fantastik
Yazarı: Ali Aziz Efendi
Yayınevi: Kitaplık Yayınları
Sayfa Sayısı: 160
Baskı Yılı: 2006

TANITIM BÜLTENİ
Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de son zamanlarda fantastik ve bilim kurgu türünden eserlere giderek artan bir ilgi söz konusudur. Bu eserlere sürekli olarak bir yenisi eklenmeye devam ediyor. İnsanın değişik bir boyut arayışının edebiyattaki yansımaları olarak değerlendirebileceğimiz bu eserle; insan hayalinin uçsuz bucaksız genişliğinin göstergesidir aynı zamanda...
Bu türün en eski ürünlerine Doğu'da, kendi kültür çevremizde sıkça rastlamaktayız. Ali Aziz Efendi'nin hayalleri de bunlardan birisidir. 1700'lerin sonlarında yazılmış olan üç eseri, zamanında oldukça ilgi çekmiş, en çok okunan kitaplar arasına girmiştir. Hatta o zamanın teknolojik şartlarına rağmen 5 ayrı baskı yapmıştır.
Eğer dünyanın tek düzeliğinden birazcık sıkılmışsanız ve hayatınıza azıcık da olsa hoşluk katmak için zamanınız varsa, bu kitapların sayfalarını açın, aksi takdirde hiç baş­lamayın; bütün zamanınızı çalar ve sizi esir alabilir...
"Mısır Şehzadesi", "Simyacı'nın Sırrı" ve "Mühür" adıyla okuyucuya sunulan Ali Aziz Efendi'nin bu üç eserini günümüz Türkçesine Orhan Sakin uyarladı.
 

KİTABIN YORUMU
Biterken...
Sevgili arkadaşlar bir çırpı da okuyup bitirebileceğiniz harika bir hikâye daha doğrusu harika bir masal diyebilirim. Kitabı okurken Binbir Gece Masalları'ndan bir hikâye okumuş gibi hissettim kendimi. Zaten hikâyenin giriş kısmındaki olaylar Binbir Gece Masalları'ndaki bir hikâyeden alınmıştı. Hikâyenin tam olarak ismini hatırlamıyorum ama favori hikâyelerimden biri olduğunu anımsadım. Yazar 17. yüzyılların sonunda, Osmanlı zamanında yaşamış elçi Giritli Ali Aziz Efendi'dir. Hikâyelerini yazdığı dönemde eserleri fazlasıyla ilgi görmüş ve beğenilmiş.
Dilerseniz kurguya geçeyim; İsfahan hükümdarı Harzemşah çocukluğundan beri tek evladı olan Kamercan'a çeşit çeşit hoca tutarak birçok ilimde başarılı olmasını ister ki, istediği de yerine gelir. Oğlu büyümüş hem gürbüz, hem de bilgili bir delikanlı olmuştur. Ve her anne baba gibi Harzemşah'ta oğlunun mürüvvetini görmek ister. Ama Kamercan Nuh der peygamber demez ve evlenmeye yanaşmaz. (Hikâyenin önemli kısımlarından biri olduğu için detaylarına girmiyorum.) Neyse bir şekilde evlenmeye razı olur ve iki oğlu olur. Birinin adı Asıl, birinin adı Nesil'dir. Bu iki oğlan vezirin gazabına uğrar ve vatanlarından, birbirlerinden ayrılmak zorunda kalırlar. Asıl ayrılmadan önce yanına bir kutur alır ve içinden mühür şeklinde bir yüzük çıkar. Ve kardeşinin ne aldığını merak eder. Vatanlarından ayrıldıktan sonra iki kardeşinde başına gelmeyen kalmaz. Bir yandan aile hasreti çekerlerken bir yandan da farkında olmadan âşık olacakları kızlarla karşılaşırlar. Arkadaşlar kurguyu anlatmayı burada bitiriyorum. Belki okuyan olur. Eserin içinde iki peri, bir cinlerin şahı, bir uçan at ve birde sihirli bir yüzük var. Varın fantastik ve heyecanlı boyutu siz hayal edin. Kitap elinde olan varsa okuduklarını bitirip şimdiden başlamasını tavsiye ederim. Çünkü harika bir macera kendisini bekliyor. ;)


0 yorum:

Yorum Gönder