2 Temmuz 2017 Pazar

Son Kamelya (Yorum) - Sarah Jio


KÜNYE

Kitabın Adı: Son Kamelya
Kitabın Türü: Roman
Yazarı: Sarah Jio
Yayınevi: Arkadya Yayınları
Sayfa Sayısı: 345
Baskı Yılı: 2017

TANITIM BÜLTENİ
Önce küçük bir tohum düşer kalbin odasına, sonra aşkla yeşerir. Kulak verin, umudun sesini duyabiliyor musunuz?
1940'lı yılların Amerikası'nda bir fırıncının kızı olan Flora Lewis, un kokulu hayatının bir gün çok farklı yöne sürükleneceğini bilmiyordur. Genç kız bir yandan yaşlı anne babasına yardım ederken, öte yandan botanik bahçesinde bitkilerin ve çiçeklerin gizemli dünyasıyla uğraşmaktadır. Ta ki kendini uluslararası çiçek hırsızlığı zincirinin tam ortasında bulana kadar… Yapacağı iş çok basittir; İngiltere kırsalındaki Livingston Köşkü'ne gidip Middlebury Pembesi olarak bilinen ender bir kamelya türünü bulup haber vermek. Köşke dört öksüz çocuğa dadı olarak sızan Flora, içinde imkânsız bir aşkın tohumlarını büyütürken, ne tür bir belaya bulaştığını acı bir şekilde öğrenecektir. 
Tam elli sene sonra bahçe tasarımıyla uğraşan Addison Sinclair, eşiyle birlikte Livingston Köşkü'ne gelir. Geçmişindeki hayaletten kurtulmaya çalışan Addison, aslında burada çok daha sancılı bir gizemin içine düşer. Bunu çözmeye çalıştıkça dillere destan kamelya bahçesinin kanla sulandığı gerçeğine de adım adım yaklaşacaktır…
Mart Menekşeleri ve hâlâ çoksatanlar listesinde yer alan Böğürtlen Kışı yazarı Sarah Jio'dan muhteşem bir kitap daha. Son Kamelya, kalbimizdeki geçmişin zehrini umut kırıntısına tutunan küçük bir tohumla yok edebileceğimizi gösteren bir başyapıt. 

KİTABIN YORUMU
Biterken...
Sevgili arkadaşlar Sarah Jio'nun ilk çıkan kitabı değil "Son Kamelya" ama ismi beni kendine çekmişti. İkinci romanımı yazarken Neva karakterinin en sevdiği çiçek kamelya idi. Doğal olarak çiçeklere meraklı biri olarak ‘Son Kamelya’yı aldım. Ve romanı okuyunca çiçekler hakkında daha çok bilgiye ihtiyacım olduğunu fark ettim. Evet, merakım var lakin sadece merak yetmez. ;)
Kitabı okumadan önce daha romantik bir eser bekliyordum. Ama kitap kapağına göre ziyadesiyle polisiye çıktı diyebilirim. Sherlock Holmes sağ olsun ne okusam nereye bakacağımı biliyorum. Örneğin roman kült karakterlerinden biri olan Desmond'ın geçmişini tahmin etmiştim. Eserde bahsedildiği gibi günümüzde de çiçekler üzerinden kaçakçılık yapanlar var mı bilemiyorum. Ayrıca kitabın kapağındaki "Umudun sesini duyabiliyor musunuz?" sorusunun cevabı ne kurguda ne karakterler de vardı. Tabi, diyebilirsiniz ki her yazılan şeyin bir karşılığı mı olması lazım. Elbette değil, fakat insanda bir beklenti doğurduğu aşikâr.
1940'lardaki Flora ile 2000'lerdeki Addison karakterinin ruhu benzerlikleri çok hoşuma gitti. İkisinin çiçeklere ve gizemli olaylara olan ilgisi merak uyandırıcıydı. Flora son kamelyanın peşinde olduğu gibi Addison'da son kamelyanın peşinde. Peki, hangisi o nadide çiçeğin tohumuna ulaşabilecek? Yanıt romanın içinde! Malum yorumlarımı okuyorsunuz (hepinize çok teşekkür ediyorum) ve bazı şeyleri net bir şekilde anlattığım zaman birazcık da olsa kızıyorsunuz. :) O yüzden son kamelya kimde söylemiyorum.
Gel gelelim kurgusuna; 1940'larda detaylarıyla anlatılan Livingston Köşkü ve Lord, çocuklarını çok sevdim. 2000'li yılları bildiğimden klasikti diyebilirim. Yazarında önsözde dediği gibi böyle bir köşk hiç var olmadı ama var olmasını çok isterdim. İçinde gezip dolaşmak ve böyle mekânda çiçeklerin kokusunu almak güzel olurdu. İşin özü bende yazarla aynı fikirdeyim. Bu güzelliği görmeniz için de sizi ‘Son Kamelya’yı okumaya davet ediyorum. Kesinlikle beğeneceksiniz.

0 yorum:

Yorum Gönder