17 Temmuz 2017 Pazartesi

Şark Mektupları (Yorum) - Lady Montague


KÜNYE

Kitabın Adı: Şark Mektupları
Kitabın Türü: Biyografi
Yazarı: Lady Mary Montagu
Yayınevi: Antik Kitap Yayınları
Sayfa Sayısı: 128
Baskı Yılı: 2008

TANITIM BÜLTENİ
“Bu memleketin evlerini tasvir edersem daha ziyade hoşunuza gider zannederim. Evlerin hepsi umumen iki kısımdan ibaret. Aralarında gayet dar bir geçitle ittisal peyda ediyor. Odalar alelumum büyükçe. Pencereleri iki sıra, camları renkli. Odanın bir ucunda iki kadem yüksekliğinde bir peyke var. Benimkinde iki tane. Buna sofa diyorlar. Harem tertibatında en ziyade hoşuma gidense, oda ortasındaki mermer fıskiyeler. Birçok borulardan sular fışkırıyor, latif bir serinlik hâsıl ediyor…”

18. yüzyılın başlarında eşinin İngiltere’nin Osmanlı sefiri olarak atanmasıyla İstanbul’a gelen Lady Montague’nün, 18. yüzyıl Osmanlı insanının yaşam tarzını, eğlencelerini, zevklerini, yaşadığı mekânları Batılı bir kadın gözüyle aktardığı mektupları okurken eğlenceli ve şaşırtıcı bir geçmiş yolculuğu yapacaksınız.

KİTABIN YORUMU
Biterken...
Sevgili arkadaşlar birkaç yıl önce bir tarih programında Talha Uğurluel'in Osmanlı Harem'iyle alakalı anlattıklarını dinlemiştim. Ve söylediklerinin Lady Montague'nin mektuplarıyla örtüşmesi benim ayrıca hoşuma gitti. Çünkü kendi tarihçilerimiz bile Osmanlı ile ilgili bilgileri çarpıtılmış kaynaklardan alarak bize aktarıyor. Ondan sonra ayıkla pirincin taşını misali uğraşıyoruz.
Lady Montague mektuplarında kendi milletinin seyyahlarının Türkiye hakkında anlattıklarının büyük bir kısmının yanlış olduğunu dile getirmiş. Kadınların dünyasına dairde "Hiçbir zaman Hristiyan bir kadın önemli bir mevkiide değilse Müslüman kadınların evlerine gidemez. Doğal olarak kadınların ve haremin hakkında yazılanları çoğu asılsızdır" diyor. Bir iki örnek vermek gerekirse; padişahın mendil attığı kızı seçmesi veya hasekilerin ya da eşlerin sürünerek yatağı çıktıkları tamamen uydurma. Nasıl bir oğlan annesi oğluna uygun bir kız bakıyorsa haremdeki valide sultanlarda padişah için uygun adayı seçiyorlar.
Haremin dışında o dönemde pek çok ırktan insan bir arada yaşadığı için Lady'nin çalışanlarının üçten fazla dil konuştuğunu ve buna hayret ettiğini belirtiyor. Malum neredeyse hepimiz duymuşuzdur çiçek aşısını ilk bizim bulmamız Lady Montague'nin dikkatini çekmiş. Ve o dönemde kendi oğlu da çiçek hastalığına tutulunca Türk hekimlerinden yardım isteyerek oğlunu tedavi ettirmiş. Mektubunda bahsettiği kişiye bu aşıyı ısrarla tavsiye etse de karşı taraf oralıklı değildi. Yine İstanbul'da kaldığı bir yıllık süre içerisinde bir kız çocuğu oluyor. Ve Türk hanımlarının hamileliklerinden bir hafta sonra ayağa kalkıp gezmelere gittiğini görünce çok güçlü fiziksel yapıları olduğuna kanaat getiriyor. Kendisi de hiç vakit kaybetmeden kızının doğumundan bir hafta sonra gezmelerine başlıyor. Bu gezmelerde günümüzdeki kadınların birbirlerine gelip giderek sohbet etmelerinden ibaret!
Arkadaşlar çok kalın bir eser olmamasına rağmen keyifle okudum. Okumak isteyenlere ısrarla tavsiye ederim. Ayrıca mektup deyip geçmeyelim içinde neler barındırdığını tahmin bile edemezsin. Farkında olmadan dönemin tarihine ışık bile tutuyorlar.

0 yorum:

Yorum Gönder