7 Temmuz 2017 Cuma

Değişen Beynim (Yorum) - Prof. Dr. Sinan Canan


KÜNYE

Kitabın Adı: Değişen Beynim
Kitabın Türü: Bilimsel Araştırma
Yazarı: Prof. Dr. Sinan Canan
Yayınevi: Tuti Kitap
Sayfa Sayısı: 350
Baskı Yılı: 2017

TANITIM BÜLTENİ
Bu kitap bizzat sizinle, bizimle ilgili... Anne karnından yaşamımızın sonuna kadar tüm yaşamımızı yönetmek gibi çetin bir işle mükellef o muhteşem et parçasının, yani beyninizin başrolü oynadığı bir macerayı yaşıyoruz hep birlikte. 
Bu maceranın adı ise "hayat"... Bir sinirbilimci olarak, beyin hakkında herkesin bilmesi gerektiğini düşündüğüm işe yarar bilgileri, kendi hayatıma geri dönüp baktığımda gördüklerimle birlikte, meraklısıyla paylaşmak en büyük keyfim. Yüzlerce kez anlatmama rağmen, öğrenmeye ve anlatmaya doyamadığım bu muhteşem meseleyi, bu kez de sayfaların ve kelimelerin izin verdiği ölçüde burada sizlerle paylaşmak niyetindeyim. [n]Beyin'in bu ilk beyin kitabında inanıyorum ki bizzat kendinizi okuyacak ve bilimsel bilgiden yaşama sevincine açılan nice kapıları keşfetmenin keyfini hissedeceksiniz. Fakat unutmayın; hiçbir insanoğlu, beyniniz kadar muhteşem bir kitap yazamayacak. Bu sayfalarla birlikte aslında bizzat onu okumaya, onu anlamaya çalışıyoruz.

KİTABIN YORUMU
Biterken...
Sevgili arkadaşlar bedenimizle alakalı bilmediğimiz o kadar çok şey var ki, insan okuyunca daha iyi anlıyor. Elbette ki kitabın içindeki birçok konuya değineceğim ama öncelikle şunu belirtmeliyim; sizi şaşkına çevirecek bir kitapla karşı karşıyasınız. Ben beyin ile alakalı pek çok kitap okudum ve neredeyse hemen hemen hepsi yabancı yazarların eserleriydi. Fakat Türk bir fizyoloğun penceresinden beyni incelemek gerçekten çok eğlenceli. Çünkü sizin kültürünüzdeki biri, kültürünüz güzelliklerini ön plana alarak anlatıyor.
Değişen Beynim'e gelirsek; eserin ilk bölümlerinde beyindeki sinir hücrelerinin yapısını ve nasıl iletişim kurduğunu anlatmış. Ve benim bildiğim "yaşlanınca beyin hücrelerinin ölüp bir daha yenisinin çıkmadığı" teorisinin günümüzde yapılan araştırmalarla doğru olmadığını eklemiş. Yani sağlık bir yaşlı olmak, beyin hücrelerinizi canlı tutmak istiyorsanız beyninizi tanıma ve her daim iyi kullanmalısınız. Kitabın ilerleyen bölümlerinde; beynin bölümlerini, birbirleri arasındaki iletişimi, beyin bölümlerinin özelliklerini aktarmış yazar. Bu bölümdeki birçok konuyu üniversitede gördüğüm benim için bir tekrar niteliği taşıdı. Daha sonra gömleğimizi iliklerken beynimizdeki faaliyetleri sırasıyla örneklendirerek anlatmış.
Birde şu bilimkurgu filmlerinde aslında hiçbir şeyin var olmadığını hepsini beynimizin ürettiğini, doğal olarak her şeyin bir sanrıdan ibaret olduğu hususunu bilirsiniz. İşte bu konunun anlatıldığı bölüm fazlasıyla ilgimi çekti. Birincisi; telefon kameralarında resim çekerek titrek çıkmasına rağmen bizim gözümüz her şeyi titremeden gösteriyor, neden? Cevap; gözlerimiz tüm hareketleri yaparken aşağı yukarı oynadığı için herhangi bir titreme oluşmuyor. İkincisi; bir günde 16 bin kez göz kırpıyoruz. Her göz kırpma esnasında bir saniyelik bir körlük yaşıyoruz. Yalnız beynimiz bunu algılamıyor. Ama bu süre toplanırsa günde yaklaşık olarak 1 buçuk saat körleşmiş oluyoruz. Üçüncüsü; sinemada 3D gözlükle film izlerken gözlerimiz yoruluyor, neden? Cevap: herkese de farklı olarak bir gözün görme kapasitesi ötekine göre biraz daha iyi. Ama filmi izlerken gözümüze taktığımız 3D gözlüklerin her iki odağı da mükemmel görüntü verdiğinde gözümüz yoruluyor. Yani gözümü mucize bir organ ama mükemmel değil. Ve kitapta hangi gözümüzün daha iyi odaklandığını anlamak içinde bir test var. Ben yaptım, sağ gözümün odağı daha iyi. Ayrıca hangi gözün odağı daha iyiyse beynin o kısmını daha faal kullanıyorsunuz demektir. Benim sağ göz, sağ beyin. ;)
Son olarak yazar "Değişen Beynim" kendi yaşadığı zihinsel dönüşümü ve yapılan hangi iş olursa olsun tutkuyla, karalılıkla yapılırsa insanın beynini dönüştüreceğini anlatarak bitiriyor. Ben kitabı çok beğendim, hepinize ısrarla tavsiye ederim. 

0 yorum:

Yorum Gönder