28 Haziran 2017 Çarşamba

Öğle Uykusu (Yorum) - İbrahim Paşalı


KÜNYE

Kitabın Adı: Öyle Uykusu
Kitabın Türü: Sosyolojik Araştırma
Yazarı: İbrahim Paşalı
Yayınevi: Profil Kitap
Sayfa Sayısı: 158
Baskı Yılı: 2017

TANITIM BÜLTENİ
Aydınlar, neredeyse yüz yıldır, hiç sıkılmadan aynı soruları soruyorlar:
"İslam ülkeleri niçin bu halde?"
"İslam dünyası niçin geri kaldı?"
"Osmanlı niçin yıkıldı?"
Her zaman ezberci eğitime karşı çıksalarda, bu sorulara hep ezbere cevap veriyorlar. Basma-kalıp, ezberlenmiş cevaplardan rahatsız olmuyorlar.
Araştırma yapmaya bile ihtiyaç duymuyorlar… Avrupalıların okullarında ezberledikleri cevapları seslendiriyorlar. Buna da "Aydınlanma" diyorlar…
Oysa Akdeniz güneşinin altında "Aydınlanma"ya ihtiyaç yok, her şey ayan beyan ortada zaten:
"İslam ülkeleri", ülke olamadıkları için bu haldeler! Sadece "kâğıt üzerinde ülke" oldukları için. Hayatta, coğrafyada ve tarihte karşılıkları olmadığı için…
Birinci Dünya Savaşı'nı kazananların eseri olan bu "islam ülkeleri"nin varlığına evraklardan başka şahitlik eden yok.
Hep kâğıt üzerinde kalan ama hayatta karşılığı olmayan, bu 'karşılıksız' hayranlıklardan ve düşmanlıklardan yorulduysanız, "Öğle Uykusu" size de iyi gelebilir. 
Biraz kestirmek, kafa karışıklığını gidermekle kalmaz, kestirme yollar bulmaya, yola çıkmaya yardım edebilir. 
İşte o zaman daha iyi görülür asıl mesele:
Eğer aynı yolun yolcusu değilsek, birbirimizden "ileride" veya "geride" olamayız.

KİTABIN YORUMU
Biterken...
Arkadaşlar günlük hayatta dilimize pelesenk olmuş kelimeler ve cümleler var. Aslında üstünde uzun uzadıya düşünsek kullandığımız bu kelimeler ve cümlelerin nasıl bir felsefi mantık taşıdığını görebilirdik. Tıpkı İbrahim Paşalı'nın bir tespitinde olduğu gibi; dua niyetine değer verdiğimiz kimselere "Allah uzun ömür versin" deriz. Peki, bir inanan olarak uzun ömre ihtiyacımız var mı? Hayır, önemli olan geçirdiğin zamanı nasıl yaşadığındır. O halde neden uzun ömür dileriz? Yazar bu talebin ahiret inancı olmayanlar kullandığı bir dilek olduğunu vurguluyor. Çünkü onlarda bir öte dünya hayatı olmadığı için ömür ne kadar uzun olursa o kadar karlı olacaklarını düşünüyorlar. Doğal olarak inanan birinin böyle bir duada bulunması oldukça manasız. Yazarın analizinin dışında benimde yaşarken takıldığım bazı cümleler vardı. Örneğin; zor durumda birini görürüz. Bir hasta yakınına "Allah kurtarsın ya da Allah yardım etsin" diye dileklerde bulunuruz. Ama biz elimizi kıpırdatmayız. Her şeyi yaratıcıdan bekleriz. Sanki o hastanın yakını şifanın Allah'tan geleceğini bilmiyor mu, elbette biliyor. Lakin biz konunun dışında kalabilmek için araya Allah'ı koyuyoruz. Zaten uzun zaman önce dua ederken de ne istediğime dikkat ediyorum. Öyle ki her nimetin bir külfeti var. İster inanalım, ister inanmayalım bunun farkında olmak zorundayız. İşte İbrahim Paşalı'da örnek verdiğim gibi pek çok detayı kitabında dile getirmiş. Sanırım bu eserini daha önce yazmış. Çünkü "Entelektüellerin Hurafeleri" kitabındaki bazı örnekler bu kitabında da var. Eğer yazar ile tanışmak isterseniz bu eserinden başlayabilirsiniz. Kitapta yazara katıldığım konular olduğu gibi katılmadığım yerler oldu. Mesela; Osmanlı'nın çıkarcı Yahudiler yüzünden çöktüğü kısmına katılmıyorum. Tabi ki o da bir etken sayılabilir ama tüm yaşananların tek müsebbibi olamaz. Veya Anne Frank günlüğünün bazı bölümlerinin tükenmez kalemle yazıldığından bahsetmiş. Gerçekliği var mıdır bilemiyorum. Anlayacağınız sevgili arkadaşlar ne okursanız okuyun, yapbozun hemen tamamlanacağını düşünmeyin. Her okuduğumuz kitabı da asıl kaynak saymayalım. Araştırmaya okumaya devam edelim, okuduklarımızı hiçe saymadan. 

0 yorum:

Yorum Gönder