22 Haziran 2017 Perşembe

A’mak-ı Hayal (Yorum) - Şehbenderzade Filibeli Ahmet Hilmi


KÜNYE

Kitabın Adı: A’mak-ı Hayal (Hayalin Derinlikleri)
Kitabın Türü: Hikâye, Felsefe
Yazarı: Şehbenderzade Filibeli Ahmet Hilmi
Yayınevi: Şule Yayınları
Sayfa Sayısı: 188
Baskı Yılı: 2017

TANITIM BÜLTENİ
Filibeli Ahmet Hilmi, başyapıtı Amak-ı Hayal'de hakikati arayan Raci'nin, Aynalı Baba'nın ikram ettiği kahveyle hayalin derinliklerinde yaptığı yolculuğu masalsı bir anlatımla okura sunar. Okur kâh Raci'yle birlikte Budha'nın sarayına gider kâh Anka kuşunun sırtında binlerce âlemi gezer. Simgelerle donatılmış içeriğiyle varlık ve yokluk kavramlarını yeniden şekillendirir. Tasavvuf edebiyatının en önemli örneklerinden olan Amak-ı Hayal vahdet-i vücut nazariyesi üzerine kuruludur.

KİTABIN YORUMU
Biterken...
Sevgili arkadaşlar Filibeli Ahmet Hilmi'nin okuduğum ilk eseri. Aslında İslamiyet üzerine kaleme aldığı birçok çalışma var. Fakat bu kitabı gerçekten okurken beni farklı hülyalara daldırdı. Adı gibi hayalin derinliklerinde dolaştım. Malum fantastik kurgu denince bizim aklımıza hep batı edebiyatı gelse de ben bu zinciri kırdım. Ve yaklaşık üç sene önce zar zor temin ettiğim Yapıkredi yayınlarından çıkmış, sekiz kitaplık Binbir Gece Masalları'nı temin ettim ve aynı dönemde okumaya başladım. İnanın zihnimdeki fantastik algısını değiştirdi. Neredeyse 4000 sayfalık bu fantastik hikâyeler deryasını okumak öyle kolay olmadı tabi. Ama hepsi olmasa dahi birtakım hikâyeyi halen canlı bir şekilde anımsıyorum. Gerçekten o kadar inanılması güç, etkileyici hikâyeler vardı ki, unutmanız imkânsız. O yüzden Ahmet Hilmi'nin felsefe temelli bu fantastik hikâyesini okurken Binbir Gece Masalları'nı hatırladım. Hatta içimden yazarın bu fantastik külliyatı okuduğuna dair yorum bile yaptım. Çünkü kurgunun içindeki fantastik karakterler, yerler ve tanımlamalar çok benziyor. Bundan dolayı hiç yabancılık çekmeden kendi coğrafyamızdan bu harika hikâyeyi büyük bir keyifle okudum. Size de okumanızı ısrarla tavsiye ederim.
Gel gelelim hikâyemize; felsefe ve pozitif bilim deryasında boğulan Raci; he ne kadar bu bilimleri hatmetmese de ziyadesiyle mutsuzdur. Çünkü görünen ilimler ona iç huzurunu bahşetmemiştir. Devamlı bir arayış içinde olmuş lakin buldukları onu tatmin etmemiştir. Yine tam hüznün dalgalarıyla boğulurken evlerinin ilerisindeki bir mezarlıkta kalan Aynalı Dede adında bir dervişle tanışır. Bu dervişin çaldığın neyin eşliğinde her gün farklı farklı rüyalar dalar. Ve kendini kâh Buddha'nın yanında bir öğrenci olarak, kâh bir Zerdüşt güruhunun içinde savaşırken, kâh mollalar meclisinde beyaz şeytan olarak, kâh Zümrüdü Anka kuşuyla uzay âlemini gezerken bulur. Hep aradığı bir şey vardır, hakikatin özü. Peki, onu bulmuş mudur? Sorunun cevabını her geçen fantastik hayalde bulacaksınız arkadaşlar. 

0 yorum:

Yorum Gönder