19 Mayıs 2017 Cuma

Perslerin Kayıp Ordusu (Yorum) - Paul Sussman


KÜNYE

Kitabın Adı: Perslerin Kayıp Ordusu
Kitabın Türü: Macera, Gerilim
Yazarı: Paul Sussman
Yayınevi: Martı Yayınları
Sayfa Sayısı: 496
Baskı Yılı: 2016

TANITIM BÜLTENİ
Efsaneye göre, Pers İmparatoru Kambises’in Ammonlara karşı savaşmaya gönderdiği elli bin kişilik ordusu, Mısır’ın Batı Çölü’nden Siva’ya giderken, Büyük Kum Denizi’nde şiddetli bir kum fırtınasına yakalanır ve bir anda gözden kaybolur.

Binlerce yıl sonra, Luksor’da parçalanmış bir ceset Nil Nehri’nin kıyılarına vurur, Kahire’de bir antikacı vahşice öldürülür ve Sakkara’da saygın bir İngiliz arkeoloğun cesedi bulunur. Başta birbiriyle bağlantısız gibi görünen bu ölümler, Luksor emniyetinden Müfettiş Yusuf Khalifa’yı kuşkulandırır. Tara Mullray adlı genç kadın da arkeolog babasının öldürüldüğüne inanmakta ve gerçeği öğrenmekte kararlıdır.

Khalifa ve Mullray farklı amaçlarla gerçeğin peşine düşmüş olsalar da, kadim bir ordunun gölgesinde gelişen şiddet, ihanet ve entrika sarmalına sürüklenmekten kurtulamazlar. Nil Nehri’nin ışıltılı sularından Kahire’nin egzotik sokaklarına, Mısır’ın uçsuz bucaksız çöllerinden Oxford’a kadar uzanan bu macera bir andan ölüm kalım yarışına dönüşür.

KİTABIN YORUMU
Biterken...
Arkadaşlar abartmıyorum ilk on beş sayfa da öyle sahneler okuyorsunuz ki sizi hikâyenin içine çekiyor. 2500 yıl önce batı çölünde Dymmachus adında bir paralı asker mi, geçmişin sırlarını araştıran John Cadey adında bir arkeolog mu yoksa yaşanmışlıklarından kaçan Yusuf Khalifa adında bir polis mi olmak istersiniz? İnanın romanın içinde o kadar güzel karakterler var. Okuyunca "Hangisinin yerine kendimi koysam" diye ikilemde kalabilirsiniz.

Hazır karakterlerin adını anmışken romanın kurgusuna değineyim; Tara yıllardır Mısır'da arkeolog ve Mısırbilimci olarak çalışan yaşlı babasını görmek için Kahire'ye gelir. Uçaktan inip babasının onu alması beklerken hüzünlüdür. Çünkü babası hayatında hep bir şeylere kaç kaldığı için umudunu kesip babasının Sakkara'daki kazı alanına gider. Ve gelememesinin makul nedeni olduğunu acı bir gerçekle öğrenir. Babası evinde ölmüştür. Görünürde kalp krizi gibi gözükse de Tara işin içinde bir iş olduğundan şüphelenir. Babasına gelen mektupları karıştırır ve üniversiteden tanıdığı Daniel'e ulaşır. Babasının durumundan bahseder. Şüpheleri doğru çıkmıştır, peşinde birileri vardır. Babasının ona bıraktığı kutuyu almak istemektedirler. Tara böyle bir sorunla boğuşurken Luksor polisi Khalifa'da acımasızca öldürülmüş bir adamın vakasını araştırmaktadır. Ama pek çok veri yetersiz olduğundan araştırma uzun sürer. Bu esnada bir cinayet daha yaşanır. Her ne kadar üstünden geçilmeye çalışılsa da cinayetlere sebep olan bir terör örgütü vardır. Uzantıları o kadar kuvvetlidir ki bir türlü asıl suçluya ulaşamazlar. Lakin Khalifa vazgeçmez ve gerçeklerin peşine düşer. Kader Khalifa ile Tara'yı tahmin edemeyeceğiniz bir ağ ile bir araya getirir. Devamını anlatmasam daha iyi. Çünkü okuyacaklar için heyecanın kaçmasını istemem.

Romanının yorumuna gelirsek; yazar İngiliz bir arkeolog olduğu için Arap kültürünü iyi aksettirmiş. Birçok sahne de yapılanları çarpıtmadan olduğu gibi aktarmış. Örneğin ezan okunması, namaz ibadeti, Khalifa'nın namazını bitirdikten sonra okuduğu Fatiha suresinin Türkçesinin yer alması gibi. Ayrıca Khalifa'nın terör örgütünün başıyla karşı karşıya gelip birbirlerine savundukları görüşlerinin desteklenmesi açısından söyledikleri ayetler var. Tabii Khalifa Allah'ın hiçbir terör olayını, yani insanları öldürmeyi onaylamadığı aktardığı sahne gerçekten manalıydı. Unutmadan eklemek isterim. Romanın sonunda yayıncının notunda romanın 11 Eylül olaylarından önce yazıldığı, terör olayının tamamen yazarın hayal ürünü olduğunu yazmışlar. Hadi hadi inandık :) Biz biliriz İngiliz oyunları. İngiliz dedim aklıma bir husus daha geldi. Yazar bir arkeologlar olarak kendi milletini de acımasızca eleştirmiş. Mısır'a gelen pek çok arkeoloğun gizlice tarihi eserleri kaçırdıklarını, asıl hırsız olanların Doğu'lular değil İngilizler olduğuna kurguda yer vermiş. Bu açıdan da yazarı takdir ettim. Bence akıcı, macera ve bilgi dolu bu romanı okumak için beklemeyin derim. 

0 yorum:

Yorum Gönder