3 Mayıs 2017 Çarşamba

Hayalevi Kralları, Hayalevinin Son Kapısı 6. Kitap (Yorum) - Robert Liparulo


KÜNYE

Kitabın Adı: Hayalevi Kralları, Hayalevinin Son Kapısı 6
Kitabın Türü: Korku, Gerilim ve Fantastik
Yazarı: Robert Liparulo
Yayınevi: Martı Yayınları
Sayfa Sayısı: 352
Baskı Yılı: 2012

TANITIM BÜLTENİ
Onların görevi kaderi baştan yazmaktı...
Gizemli evlerinde hiç tahmin edemeyecekleri zamanlara yolculuk eden King ailesi, Hayalevinin Son Kapısı'nda uzun zamandır ayrı kaldıkları annelerine kurtarmaya bir adım daha yaklaşır. David ve Xander kardeşler, hem annelerini hem geleceklerini kurtarmak hem de acımasızlığıyla nam salmış Taksidian'ı geldiği yere geri göndermek için kendilerinden beklenmeyecek bir cesaret savaşına dâhil olurlar.
Haksızlıklara karşı verdikleri mücadeleden bir an olsun vazgeçmeyen King ailesi, amansız düşmanları Taksidian'ı yenerek bu dünyada huzuru sağlayabilecekler midir? Robert Liparulo, tüm dünyada büyük ilgiyle karşılanan 6 kitaplık serinin son kitabı Hayalevinin Son Kapısı'yla okuyucuları nefeslerini kesecek bir mücadeleyle buluşturuyor.


KİTABIN YORUMU
Biterken...
Birinci kitap, ikinci kitap, üçüncü kitap derken sonuncu kitabı bitirme vaktimde geldi. Açıkçası kitap ayrılmak oldukça zor geliyor. Sonuçta altı kitabı okuma sürecinde devamlı yanımda taşımış ve azimli Xander ve David kardeşlere fazlasıyla alışmıştım. Hele de altıncı kitap olan "Hayalevinin Son Kapısı"nda annelerini bulmaları gözlerimi yaşarttı. Eee azmeden başarır diyelim. Gerçi annelerini bulamasalardı seri fantastikten korku türüne dönüşürdü herhalde. Peki, annelerini nasıl buluyorlar? Bu kısmı anlatmak istemiyorum, kim bilir okumak isteyenler çıkabilir.
Ben öncelikle kurgunun içindeki karakterleri değerlendirmek istiyorum. Ve aklımda fazlasıyla soru işaretleri var. İlk kitapta yaptığı itirafla akıllara giren çocukların babası Edward'tan başlayacağım. Altı kitap boyunca bana oldukça silik bir karakter gibi geldi. Birde o kadar inanılmaz olaylar yaşanırken devamlı bir şekilde işine gücüne devam etmek istemesi de ilginçti. Babayla alakalı aklıma takıl soru; kendi annesi de kaçırılmasına rağmen nasıl birçok problem yaşayan çocuklarına akıl veremez ya da kendini bu alanda eğitmez anlamıyorum. Gelelim ilk kitapta çocuklarına yakınlığı ve desteğiyle kitabın boğucu havası ısıtan anne karakteri Gee'ye; malum kaçırılıp başka bir zamana götürüldüğü için ilk ve son kitabın haricinde anne karakter yok. Doğal olarak okurken kurtarılması gereken biriymiş gibi algıladım. Gee ile alakalı çocukların anıları aktarılarak annenin duygusallığı daha çok işlenebilirdi. Gerçi yazar bir erkek olduğu için bu kadar duygusallıkta iyidir diyelim. Birde annenin yokluğunda kocasının çocuklarıyla ilgilenmesi hem de oldukça iyi bir şekilde ilgilenmesi beni fazlasıyla şaşırttı. Neden mi? Herhalde bu seri Türkiye'de geçseydi, baba çocuklarını güvendiği birine emanet eder ve karısını tek başına aramaya kalkardı. Böyle değerlendirince Edward karakteri mi daha sorumluluk sahibi yoksa bizim ki kestirmek güç. Neyse Xander ve David'e geçeyim; Xander ergen olması nedeniyle devamlı saldırgan bir ruh haliyle olayların içindeydi. Niyeyse bana çok kavgacı geldi. Üstüne özel yeteneği falanda yok, öyle mecnun gibi sürekli geçitlerden geçerek annesini araması da insan bir antipati uyandırıyor. David on iki yaşında, merhametli ve olaylara mantıkçı yaklaşan bir çocuk, bu yönüyle beğendim açıkçası. Evde annesini ararken sistemli bir şekilde hareket etmek isteyen babasından sonra ikinci kişiydi. Bence bir çocuk olarak da fazla olgundu. Hele 9 yaşındaki kız kardeş Toria ondan daha da olgun, abilerine akıl veren, elektra komlepksiyle dolup taşan bir kız çocuğuydu. Üstüne dokuz yaşında olmasına rağmen makarna ve köfte yapması takdire şayan sanırım.
Serideki kötü karakter Taksidian rolüne uygun anlatılmış. İnsanoğlu olarak kötülüğü ve kötü karakterleri nedense oldukça iyi anlatıyoruz. Herhalde iyilikle ya da iyi karakterlerle fazla karşılaşmadığımız için. Taksidian'ın haricinde çocuklara yardım etmek için gelen Yaşlı Jesse'nin çocuklara daha çok yardım edebilmesini bekliyordum aslında. Fiziksel olarak olmasa bile bilgisel anlamda etkili olabilirdi. Ayrıca çocukların koruyucu meleğine dönüşen hasta bakıcı Keal ise fazla iyimser, becerikli ve akıllı kurgulanmış. He seri de kim tam olduğu gibi ki, Keal'dan bunu bekleyelim.
Not: Serinin kurgusuyla alakalı düşüncelerimi kitapları çektiğim toplu resmin altına ekleyeceğim arkadaşlar. Takipte kalın ;)

0 yorum:

Yorum Gönder