15 Nisan 2017 Cumartesi

Marakeş’te Sesler (Yorum) - Elias Canetti


KÜNYE

Kitabın Adı: Marakeş’te Sesler
Kitabın Türü: Deneme
Yazarı: Elias Canetti
Yayınevi: Sel Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 116
Baskı Yılı: 2015

TANITIM BÜLTENİ
Develer, eşekler, dilenciler, çarşılar, türbeler, keşmekeş dolu gündelik hayat… Başka bir coğrafyanın, kendine has ritmiyle devinen kadim Marakeş'ini anlamaya çalışan, Batılı deneyimlerle mukayese eden, sözlü bir kültürün derinliklerini kavrama çabasındaki meraklı, eleştirel bir zihin. Elias Canetti, Müslüman Arap bir şehirde yaşadıklarını edebi ustalığının hakkını veren bir renklilikle ve canlılıkla aktarırken okuru da sokak sokak, meydan meydan peşinden sürüklüyor. Yadırgama ile kozmopolitliğin kabullenici tavrının iç içe geçtiği bu anlatıda, modern insanın kadim değişmezlik karşısındaki çelişkilerinin ve hayretle karışık hayranlığının izini sürmek mümkün.

KİTABIN YORUMU
Biterken...
Deneme türüne çok aşina değilim. Ama elimden geldiğince okuyorum arkadaşlar. Bu kitapta da yazar şiirsel bir dil kullanmış. Doğal olarak daha iyi kavrayabilmeniz için yavaş okumak gerekiyor. Bende öyle yaptım. :) Kitabın yorumuna geçmeden önce bir konuya değinmek istiyorum. Kimi zaman bazı kitaplardaki görünmeyen psikolojik detayları yakalayınca ister istemez sizlerle paylaşmak istiyorum. Özenle iyidir ya da kötüdür diye bir tanımlamadan kaçınıyorum. Ve bir kitabı da yazarından bağımsız değerlendiremiyorum. Ne de olsun onun ruhunu yansıtıyor kitaplar.
Şimdi kitabın yorumuna gelirsek; yazar göçmen bir Yahudi olduğundan ve ikinci dünya savaşı dönemlerinde oldukça zor günler geçirdiğinden her anını değerlendirmeye çalışan biri izlenimini uyandırdı. Birçok yazar gibi onunda Marakeş'e gelmeden evvel aklında bir Ortadoğu modeli olduğundan bütün gezip gördüğü yerlerde bu modeli arıyor. Kimi yerlerde de denk geliyor. Ben bir iki yazarın Doğu seyahatlarını okumuştum. Nedense hep kadınlarını merak ediyorlar. Peçeli olmalarını anlamsız buluyorlar. Ve sanki ne kadar kapalıysa o kadar arzu uyandırdıklarını sanıyorlar. İşte bu Oryantalist sanatçıların ve yazarların Avrupa ülkelerine sundukları Doğu modeli maalesef. Pek çok yazarı okurken bu önyargılarla karşılaşınca beklentim düşüyor doğal olarak.
Yazarın gittiği körler pazarındaki körlerin dilenirken sürekli "Allah" kelimesini telaffuz etmesi dikkatini çekiyor. Ve aynı etkiyi kendisinde uyandıracak mı diye kendisi deniyor. İlk başta söylediğim gibi kendisi bir Yahudi olduğundan Marakeş'te Yahudi Mahallesi Fellah'a gidiyor devamlı. Orada Arap bir Yahudi aile tanışıyor. Evde geçen gözlemleri de fazlasıyla ilgi çekiciydi. Kitabı alanlara ve almak isteyenlere tavsiye ederim. Doğu milletini bir yabancının nasıl değerlendirdiğini göreceksin. Olur da bir gün sizde giderseniz mutlaka orada geçen günleriniz ile ilgili notlar alın. Bakalım yazarla aynı şeyleri yakalayacak mısınız? 

0 yorum:

Yorum Gönder