21 Ocak 2017 Cumartesi

Çarpık Evdeki Cesetler (Yorum) - Agatha Christie


Biterken...
Sevgili arkadaşlar ilk okuduğum polisiye romanı Sherlock Holmes olduğundan Agatha Christie ile otomatik kıyaslıyor insan. Ben hem yazım tarzı açısından hem de değindiği noktalar açısından Agatha Christie'nin kadınlığının getirdiği detayları da eklediğini görüyorum kitaba. Öncelikle aşk var ki, Sherlock Holmes aşk hep yavan bir havadaydı. Ve Holmes'taki psikoz havasını Agatha'da yakalamadım. Daha bir normal gibi geldi. Sadece karakterler değil, örneğin Agatha mekan tasvirindeki eşyaları estetik açıdan anlatmış. Doğal olarak eşyaların arkasında ipucu aramaya gerek yok :D Romanın "Çarpık Evdeki Cesetler" adına bakınca daha bir acımasız bekledim. Kurgunun başında olduğunda gibi sonunda da bir masumiyet vardı. İçindeki kin duygusu uyandırmadan çözülüyor. Polisiye türünde farklı bir tad için Agatha'nın kitaplarına devam edeceğim belli oldu. Hiç okumayanlara da tavsiye ederim. 
Alıntı:
Lanet olsun, ne yapmaya çalışıyordum? Cinayeti Sophia’nın babasının üzerine yıkmaya mı? Bu yapılacak şey miydi? Herhalde Sophia buraya gelmemi bunun için istememişti. Yoksa… bu muydu? Sophia’nın bu isteğinin gerisinde bir şeyler gizli değil miydi? Babasının katil olduğu gibi bir şüphe içini kemirirken benim evlenmeyi asla kabul edemezdi, çünkü şüphelerinin doğru çıkmasından korkuyordu. Çarpık Evdeki Cesetler - Agatha Christie


0 yorum:

Yorum Gönder