18 Şubat 2019 Pazartesi

Fuardan Alıdığım Kitaplar








5. Karadeniz Kitap Fuarı, 2019








 





Ayça Mutlucan'dan Gelenler


Can dostum Ayça Mutlucan 'ın şubat ayı hediyeleri, çok teşekkür ederim arkadaşım.🤗💕

Beynin Sırları (Yorum) - Pelin Çift, Prof. Dr. Sinan Canan


KÜNYE

Kitabın Adı: Beynin Sırları
Kitabın Türü: Araştırma
Yazarı: Pelin Çift, Prof. Dr. Sinan Canan
Yayınevi: Destek Yayınları
Sayfa Sayısı: 279
Baskı Yılı: 2017

TANITIM BÜLTENİ
İnsan bedeninin kara kutusu “beyin” ilk kez böylesine derinlikli deşifre ediliyor...
Beyin insana dair hangi sırları barındırır?
Bilinçaltımız bizi nasıl etkiliyor?
Beyin kapasitemizin ne kadarını kullanıyoruz?
Her yaşta daha zeki olmak için ne yapmalıyız?
Her insanın beyni parmak izi gibi eşsiz mi?
Kişiliğimizi beynimiz mi belirler?
İnsanoğlu neden şiddete meyilli? Linç nasıl bir ruh hali yaratıyor?
Psikopatlar nasıl bir beyin yapısına sahip? Beyinle suça eğilim arasında bir bağlantı var mı?
Beyin büyük acılarla nasıl baş eder?
Kadın ve erkek beyni neden farklı? Âşık beyinde neler oluyor?
Yalan söylerken kendimizi nasıl eleveririz? Gözler hangi sırları açık eder?
Neden uyuyoruz? Rüya görüyoruz?
Zihnimizin gizli güçleri var mı?
Düşünce gücünü kullanmak mümkün mü?
İnançla beyin arasında nasıl bir ilişki var?
Bağımlılıktan kurtulmak neden bu kadar zor?
Beynimiz nasıl karar alıyor?
Sağlıklı bir beyin için nasıl beslenmeliyiz?
Yaşlanan beyinde neler değişir? Beynimizi sürekli genç tutabilir miyiz?

KİTABIN YORUMU
Sevgili arkadaşlar “Beynin Sırları” kitabını kardeşimin kitaplığından almıştım. Okumadan evvel Dr. Sinan Canan’ın Pelin Çift ile yaptığı programları izlediğim için okuyacağım bilgilerin tekrar niteliği taşıyacağını düşünüyordum fakat öyle değilmiş. Kitapta programlarda değinilmeyen birçok konu var. Şimdi size hangisinden bahsetsem bilemedim. Herhalde bana farklı gelen hususlara değineceğim. Neden güldüğümüz, güldüğümüzde beyinimizde hangi faaliyetlerin gerçekleştiği, ağladığımız sebeplere göre gözyaşımızın içindeki kimyevi maddelerin farklılık arz etmesi, âşık olduğumuzda beynimizin çalışma sistemini, beynimizin iki kusuru biri boşluk doldurma, diğeri otomatik pilotta yaşama. Ayrıca günde saniyelik aralıklarla gözlerimizi kırptığımızda oluşan karanlığın gün içerisindeki toplamı bir saat, yani toplamda bir saat körüz. Peki, neden bunu fark etmiyoruz? Çünkü beynimiz boşlukları doldurduğu için. Bu boşluk doldurma ve otomatik pilot, sadece maddi değil manevi konular içinden geçerli. O yüzden Dr. Sinan Canan’ın bu konu da mühim uyarıları var. Son bölümlerde yaşlandığımızda beynimizin sağlığı için neler yapmalıyız, bunama ve Alzheimer hastalıklarına karşı korunma yöntemlerinden ve daha birçok mevzudan bahsetmiş. Maalesef hepsini buraya sığdıramayacağım. O yüzden mutlaka okumalısınız. :)

Öğle Uykusu (Alıntı) - İbrahim Paşalı


ALINTI:
İdeolojilerin değerini yitirdiği günümüzde insanların tercihler estetiktir. Gösterişli bir hayat istemektedir insanlar, en çok önem verilen budur. İyi görünmek üstüne kurulan bu gösterişli hayatlar; görüldüğü, sanıldığı ve iddia edildiği gibi makul, rasyonel ya da bilimsel temeller üzerine kurulu değildir. Her tarafta estetik yalanlar ve yanlışlar yön vermektedir hayata. Estetik yalanlardır bunlar! Çünkü asıl faydalı olan portakal suyu değil, portakaldır.

10 Şubat 2019 Pazar

Assassin's Creed Sahipsiz (Alıntı) - Oliver Bowden


#okuduğumkitaplar
Sevgili arkadaşlar bugün sizlerle Assassin's Creed serisinin okuduğum beşin kitabı "Sahipsiz"den alıntı yapacağım. Aksiyon ve maceranın içiçe olduğu olduğu heyecanı dorukta bir seri. Her kitapta farklı bir suikastçinin başından geçenler konu ediliyor. Bu eserde ise farkında olmadan Tapınakçılar'ın elinde büyüyen ve kime sadık kalması gerektiğine karar veremeyen Haytham Kenway yaşadıklarını günlüğüne yazarak bizlere aktarıyor. Serinin bu kitabını diğerlerine göre daha az beğendim. Sebebiyse; birincisi günlük tarzında yazılan kitapları sevmiyorum, ikincisi bir Assassins'in Tapınakçılar elinde büyümesi hiç benimseyemedim. Ayrıca serinin altıncı kitabı "Cehennem"ı çıktığı gibi almıştım. İnşallah en kısa zamanda okuyup yorumlayacağım.
ALINTI:
Bana emredildiği gibi günlüğü almak için masaya gittim. Günlük açıktı ve gözüm bazı yazılara takıldı: “Para ver de manera diferente, primero debemos pensar diferente.” Tekrar okudum, yeni bir dil öğreniyormuş gibi dikkatlice tercüme ettim: “Farklı görmek için, farklı düşünmeliyiz.”

Var Olmak (Alıntı) - Nurettin Topçu



#okuğumkitaplar
Sevgili arkadaşlar bugün sizlere Nurettin Topçu’nun okuduğum ilk kitabı “Var Olmak”tan alıntı yapacağım. Yazar insanın var oluşunu hem sosyolojik hem de psikolojik açıdan değerlendiriyor ve var oluşun merkezine de inancı yerleştiriyor. Ben okurken büyük bir keyif almıştım. Belki eski Türkçe olduğu için okumakta güçlük çekenler olmuştur. Ama ben eski Türkçe’yi daha samimi buluyorum. Birde genellikle bu tarz kitaplar okuduğum için anlatıma alıştım. Size de yılmadan okumanızı tavsiye ederim.
ALINTI:
Var olmak, insanın samimi olarak sahip olduğu isteklerin bütününü içerisine almaktadır. Belki onların tam bir toplamıdır.
.
İnanmak, gerçek ve şahsi tanıyış, sevmekse gerçek yaşayıştır. İnanmayan bilmez, taklit eder. O, ışığını başka kürelerden alan bir kör kandildir.
.
İnsanlar arasında yeni yeni ihtiras kıvılcımları serperek ayrılıkları artıranlar, insanlığın gerçek düşmanlarıdır.

8 Şubat 2019 Cuma

Saatleri Ayarlama Enstitüsü (Yorum) - Ahmet Hamdi Tanpınar


KÜNYE

Kitabın Adı: Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Kitabın Türü: Roman/Türk
Yazarı: Ahmet Hamdi Tanpınar
Yayınevi: Dergâh Yayınları
Sayfa Sayısı: 382
Baskı Yılı: 2016

TANITIM BÜLTENİ
Ahmet Hamdi Tanpınar'ın şiiri sembolist bir ifade üzerine kurulmuştur. Aynı anlatım tarzı romanlarına da zaman zaman sirayet eder. Ancak muhteva açısından metafizik eğilimleri ile estetik endişelerini şiire ayırdığı halde, sosyal temalar için nesri seçmiştir. Romanları, zengin hayat hikâyesinden taşarak Türkiye meselelerine kendine has yorumlar getirir.


KİTABIN YORUMU
Sevgili arkadaşlar “Saatleri Ayarlama Enstitüsü” Ahmet Hamdi Tanpınar’ın okuduğum ilk kitabıydı ve yazarın anlatımını çok beğendim. Farklı bir dönemde yazıldığı için doğal olarak günümüz kitapları gibi hızlı bir şekilde ilerlemiyor. Bende acele etmeden, süzgecimden geçirerek okudum. Sanal ortamdan okuduğum yorumlarda, yarı bırakan bayağı kişi var. Sebebini uzun betimlemelere ve Hayri İrdal’ın depresif dünyasına bağlıyorum. Pek çok şey düşündüğü halde, sessizliği diğer bir manayla ezikliği yüzünden başı belalardan kurtulamayan biri maalesef. Ve en büyük bahtsızlığı ise ilk eşi Emine’in ölmesi, çünkü Hayri Bey’e hayat yolunda ışık oluyordu. Peki velinimetim dediği Halit Ayarcı’ya ne demeli? Belki sizde hayatınızda böyle kişilere denk gelmişsinizdir; aşırı enerjik, hayatın gerçeklerine tiye alan, kendinde büyük adamların dehasını gören, gerçekçi kişilerle karşılaştıkları zaman onları inandığı gerçekleri yıkmaya çalışanlara. Psikolojide böyle kişilerle için kullanılan tabir Manik-Depresif’tir. Zaten romanın sonlarına doğru, tahmin ettiğim gibi Halit Ayarcı’nın depresyonu baş gösterdi. Bu depresyonu anlatırdım ama bu sefer farkında olmadan sonunu söylemiş olurum. Ayrıca yazar, Halit Ayarcı sayesinde kurulan, zamanla da şöhreti tüm dünyaya yayılan “Saatleri Ayarlama Enstitüsü” ile beraber Hayri Beyin çevresindeki insanların psikolojilerini ve toplum yapısı bize büyük bir özenle anlatmış. Bu açıdan bakıldığında okuması lazımdır bence. O yüzden büyük azim gerektiren, hakikatten ciddi bir emeğin olduğu bu eseri en rahat ve uygun zamanınızda okumanızı tavsiye ederim. 

Vücudunuz Hayır Diyorsa (Alıntı) - Dr. Gabor Mate


#okuduğumkitaplar
Sevgili arkadaşlar İletişim Yayınları psikoloji serisini çok beğeniyorum, neden mi? Çünkü geçmiş ile günümüzdeki psikolojik bilgileri harmanlıyor. "Vücudunuz Hayır Diyorsa" kitabı da işte tam böyle bir kitap. Ölümcül hastalıkları olan hastalarla ilgilenen Dr. Gabor Mate psikoloji ile bu hastalıkların ilişkisini araştırmış. Ve çok güzel tespitleri var. Bence hayatınızı analiz ederken size çok faydası olacak. Mutlaka okumalısınız.
ALINTI:
Duygular bastırıldığında, vücudun hastalığa karşı savunması kırılır.
.
Hastalık çoğu zaman insanların kendilerini değişik bir açıdan görmelerine, hayatlarını nasıl yaşadıklarını yeniden değerlendirmelerine yol açar.
.
Negatif düşünme cesareti geliştirmek, kendimize gerçekte olduğumuz gibi bakabilme olanağı verir.

5 Şubat 2019 Salı

Agatha Christie Kitapları


#okuduğumkitaplar
Sevgili arkadaşlar bugün sizlerle şimdiye kadar okuduğum Agatha Christie kitaplarını paylaşmak istedim. Yazarın yazdığı kitapların sayısına göre fazla değil ama paylaşmaya değer diye düşünüyorum. Zaten elimde yaklaşık altı, yedi kitabı daha var. İnşallah en kısa zamanda okuyup yorumlayacağım. Pek çok kişi Christie'nin kitaplarını bildiği için övmeme gerek yok Ayrıca Sherlock Holmes ile kıyaslaması da bana doğru gelmiyor. İki yazarın polisiyeye bakışı ve tarzları kendi cinsiyet ve mizaçlarına göre bence. Hiç okumamış olanlara "Doğu Ekspresinde Cinayet" ve "Çarpık Evdeki Cesetler"i başlangıç olarak tavsiye ederim. İşte okuduğum sıra;
1. Çarpık Evdeki Cesetler
2. Üçüncü Kız
3. Doğu Ekspresinde Cinayet
4. Nil'de Ölüm
5. Porsuk Ağacı Cinayeti